8 Temmuz 2010 Perşembe

4.Gün Sibenik , Split Şehirleri Ve Brac Adası

Sabah 6.00 ' da kalktık , otobana girmedik ve sahilden Split 'e gitmek üzere yola koyulduk .

Saat 09.00 civarı feribotla Splitten Adalara gitmeyi planlarken , yolda hayatımızda görmediğimiz güzellikteki koylarla , plajlarla karşılaştık ve 65 km. uzaklıktaki Sibenik 'e geldik . Burada kahvaltı ettikten sonra yola devam ederken eşsiz plajların , manzaraların büyüsü karşısında yolda deniz molasıda verdiğimizden toplam 135 km . olan Zadar Split arasını 6,5 saatte alınca sabah feribotlarını kaçırmıştık .

Saat 13.00 gibi geldiğimiz Splitte arabamızı merkezde saati 10 Kuna = 1,4 Euro olan en yüksek fiyatlı otoparka parkedip adalara giden feribotlar hakkında bilgi almaya gittik . Bir çok adaya sefer olmasına rağmen bize en uygununun Brac adası olduğuna karar verip iki kişi 10 Euro olan gidiş biletlerimizi aldık . Arabamızı vapura bineceğimiz yere yakın başka bir otoparka günlük 10 Euro 'ya parkettik .

Splitten Brac ve Hvar adaları 1 , Korçula 3 saat uzaklıkta .

Büyük feribotlar bizdeki arabalı vapura benziyor . Farkları üst kata yürüyen merdivenle çıkılıyor . Orta kat kapalı , klimalı ve çok geniş , üstde geniş bir kat daha bulunuyor ve orası tenteli .

Güzel bir yolculuk sonrası Brac adasına ulaştık . Feribot inişinde elinde sobe yazan kağıt bulunan ve iyi ingilizce bilen bir kız pansiyon için 2 kişi gecelik 30 Euro fiyat verdi . Kabul ettik ve sizi pansiyona patron götürecek dedi . Patron dediği bayan kıza gülümsedi ve '' Bana patron denmesinden hoşlanmadığım için şaka yapıyor diyerek yola çıktık . 10 dakika yürüdükten sonra Brac adasının Supetar bölgesinin merkezi bir yerindeki pansiyonumuza geldik . Pansiyon odaları duşlu , tuvaletli , bakımlı , geniş ve çok temizdi .

Bir geceden fazla kalacaksanız pansiyon fiyatını daha aşağı çekme şansınız bulunuyor .

Eşyalarımızı bırakıp deniz kenarına indik . eşyalarımızı halk plajına bıraktık ve yakındaki cafe 'ye yemeğe gittik . Bir adet kalamar kızartma ( Porsiyonlar bizdekinin 4 katı büyüklükte ve çok lezzetli ) , bir porsiyon kalamar ızgara , iki bira için 15 Euro hesap ödedik ve plaja döndük .

Plaj adanın sıradan bir plajıydı . Bir koy içinde sakin bir deniz , kıyılar çakıl olsa da suya girdikten bir kaç metre sonra kum başlıyor . Deniz çok temiz , adeta balıklarla dansediyorsunuz . Denizden çıkmak istemedik ama ada çok büyük olsa da biraz gezmek isiyorduk . Pansiyonda elbiselerimizi değiştirip kendimizi sokağa attık .

Supetar 'ın piyasa caddesi denilebilecek caddesinde , önce cafe , barların bulunduğu sağ tarafa gittik . Zaten sol tarafta 200 m. ilerde adanın diğer bölgelerine giden ormanlık yol başlıyordu .

Sade ve şık cafeler turistlerin olduğu kadar ada sakinlerininde buluşma yeriydi . Karşı kıyıdaki Split şehrini seyrederken kahvelerimizi yudumladık ve Supetar 'ın meydanına doğru yürümeye başladık , akşam saatleri olsa da hava sıcaktı ve dondurma yemek yapılacak en cazip şeylerden biriydi . Dondurmacının önünde çileklimi , yoğurtlu dondurma mı olsun diye karar vermeye çalışırken dondurmacı çilek dedi .

Şaşırdık . Dubrovnik ' ten hareket ettiğimizden beri hiç Türk'le karşılaşmamıştık Eyüp ve kardeşi Mekadonya Türkü , ailesiyle birlikte adanın şık bir cafe - restoranını işletiyorlar . Babaları iki kez Türkiye ' ye gelmiş , onlar henüz gelmemişler . O bölgede Türkiyeden gelen Türklerle hiç karşılaşmamışlar , o yüzden şaşırdılar , dondurmaya da ısrarımıza rağmen para almadılar .

Ada 'da kazıklanmadan nerede balık yiyebileceğimizi sorduğumuzda '' Hiç endişelenmeyin , bu ülkede insanlar dürüsttür , istediğiniz yerde rahatlıkla yiyebilirsiniz dedikten sonra , güzel balık yapan bir yeri önerdiler . Ayrıca bir sorununuz olursa biz gece yarısına kadar buradayız , çekinmeden gelebilirsiniz demeleri bizi oldukça duygulandırdı .

Eyüplerin önerdiği restoran menüsüyle özel bir yer izlenimi veriyordu . O günkü menüde eşimin aklındaki yemek olmayınca deniz kenarına gittik . Balık , kalamar yapan bir tekneye gözümüz ilişti . Akşamüstü bolca kalamar yediğimizden sadece balık siparişi verdik ve tekneye geçtik . 2 kişinin rahatça doyabileceği kızarmış küçük balıklar için 3 Euro ödedik ve ertesi gün erkenden yola çıkacağımız için biraz daha dolaştıktan sonra pansiyonumuza döndük .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder